15 Eylül 2026

Boşanma davası ve edinilmiş malların tasfiyesi: ziynet eşyaları ve taşınmaz paylaşımı

Av. Cemal Kurt & Av. Zeynep Kılıç Kurt

Önemli gelişme: mal rejimi tasfiyesi ve Yargıtay’ın ziynet eşyası içtihadı

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve ilgili hukuk dairelerinin son içtihatları doğrultusunda, düğünde takılan ziynet eşyalarının (takıların) aidiyeti konusunda yerleşik olan “kadına bağışlanmış sayılır” kuralında önemli güncellemeler yapılmıştır. Yeni uygulamaya göre; düğünde kim tarafından kime takıldığı, damada mı yoksa geline mi özgülenerek takıldığı (örneğin erkeğe takılan erkek saati, erkeğe özgü takılar vb.) ve takı merasimi videoları/fotoğrafları detaylıca incelenerek aidiyet tespiti yapılmaktadır. Dolayısıyla boşanma ve mal paylaşımı süreçlerinde dilekçeler aşamasından itibaren somut delillerin doğru sunulması hayati önem taşımaktadır.

Evlilik birliğinin boşanma ile sona ermesi durumunda, taraflar arasındaki en karmaşık hukuki süreçlerden biri de evlilik süresince edinilen malların paylaşılması; yani edinilmiş mallara katılma rejimi (TMK m. 218–241) uyarınca yapılacak tasfiye işlemidir. Boşanma davası ile mal paylaşımı davası hukuki nitelikleri itibarıyla ayrı davalar olup; uygulamada mal paylaşımı davası, boşanma davasının kesinleşmesini bekletici mesele yapmaktadır.

Bölgemizde özellikle Elbistan Aile Mahkemesi (ve Aile Mahkemesi sıfatıyla bakan Asliye Hukuk Mahkemeleri) nezdinde görülen davalarda; evlilik içinde alınan taşınmazlar, araçlar, banka hesapları, ziynet eşyaları (altınlar) ve kişisel mal–edinilmiş mal ayrımı Yargıtay kriterleri ışığında titizlikle değerlendirilmektedir.

Mal paylaşımı davasında temel şartlar ve zamanlama

TMK m. 225 uyarınca eşler arasındaki yasal mal rejimi, boşanma davasının açıldığı tarih itibarıyla sona erer. Yani davanın açıldığı günden sonra edinilen mallar tasfiyeye tabi tutulmaz.

Temel başvuru şartları

ŞartDetay ve güncel durum
Dava zamanlamasıMal rejimi davası boşanma davasıyla birlikte açılabilir; ancak boşanma davası kesinleşmeden mal paylaşımı davası sonuçlandırılamaz (bekletici mesele yapılır).
Zamanaşımı süresiBoşanma kararının kesinleştiği tarihten itibaren 10 yıl içinde mal rejimi tasfiyesi davası açılmalıdır.

Edinilmiş mal ve kişisel mal ayrımı nasıl yapılır?

Türk Medeni Kanunu uyarınca evlilik birliği içinde elde edilen varlıklar iki temel kategoriye ayrılır. Bilirkişiler ve mahkeme hesaplama yaparken “eklenecek değerler” ve “denkleştirme” hesabını şu ayrıma göre kurar:

Edinilmiş mallar (paylaşıma tabi)Kişisel mallar (paylaşım dışı)
Çalışma karşılığı olan edinimler (maaş, kazançlar)Eşlerden birinin yalnız kişisel kullanımına yarayan eşyalar
Evlilik içinde alınan ev, arsa, araç ve birikimlerEvlilik öncesinde sahip olunan tüm malvarlığı
Kişisel malların gelirleri (örneğin dede mirası evin kirası)Miras kalan veya bağış yoluyla gelen taşınır/taşınmazlar
Sosyal güvenlik veya kıdem tazminatı ödemeleriManevi tazminat alacakları

Artık değer ve katılma alacağı nasıl hesaplanır?

Adımİzlenecek yöntem
1. Mevcut değerin tespitiEdinilmiş malların değeri, boşanma davasının açıldığı tarihteki durumlarına göre fakat karar tarihine en yakın (tasfiye tarihindeki) piyasa rayiç değerleri üzerinden hesaplanır.
2. Borçların düşülmesiİlgili mal üzerindeki borçlar (örneğin devam eden konut kredisi) çıkarılır ve net artık değer bulunur.
3. %50 katılma alacağıAksine bir sözleşme yoksa, hesaplanan net artık değerin yarısı (%50) diğer eşin katılma alacağı olarak hüküm altına alınır.

Konuya ilişkin emsal Yargıtay kararları

Düğün takıları ve ziynet eşyalarının aidiyeti

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu:

“…Düğün sırasında takılan ziynet eşyaları; kim tarafından takılmış olursa olsun, kadına bağışlanmış sayılır ve onun kişisel malı niteliğini kazanır. Ancak bunun aksinin ispatı mümkündür. Erkeğe takılan ve kadına özgü olmayan (örneğin erkek saati, kadının kullanımına uygun olmayan ziynetler) takıların erkeğe ait olduğu kabul edilmelidir. Düğün videosu ve fotoğrafları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak özgülenme durumu tespit edilmelidir.”

Yargıtay ilgili hukuk dairesi:

“…Ziynet eşyalarının evlilik birliğinin giderlerine, evin alımına veya aracın peşinatına harcandığı iddiası durumunda; bu harcamanın iade edilmemek üzere yapıldığının kanıtlanması gerekir. Kadın tarafından iade edilmemek üzere verildiği ispatlanamadığı takdirde, ev veya araç alımında kullanılan ziynet eşyalarının bedeli kadına kişisel mal alacağı olarak iade edilmelidir.…”

Miras / kişisel mal katkısı ve taşınmaz değerlemesi

Yargıtay ilgili hukuk dairesi:

“…Evlilik birliği içinde satın alınan taşınmazın peşinatı veya bir kısmı eşlerden birinin ailesinden kalan miras veya kişisel malın satılması ile karşılanmışsa, bu miktar oranlanarak ‘değer artış payı alacağı’ olarak düşülmeli, kalan net miktar üzerinden katılma alacağı hesaplanmalıdır. Kişisel mal katkısı göz ardı edilerek doğrudan yarı yarıya paylaştırılması usul ve yasaya aykırıdır…”

Mal kaçırma (kötüniyetli devirler) ve tedbir riski

Boşanma davası öncesinde veya dava sırasında eşlerden birinin mal kaçırmak amacıyla taşınmazları, araçları veya bankadaki paraları üçüncü kişilere (akraba, arkadaş vb.) devretmesi durumunda TMK m. 229 devreye girer. Boşanma davasından önceki son 1 yıl içinde yapılan karşılıksız devirler ile diğer eşin katılma alacağını azaltmak amacıyla yapılan tüm devirler, hiç yapılmamış gibi tasfiye hesabına eklenecek değer olarak dahil edilir.

Mağduriyet yaşanmaması adına dava açılır açılmaz mahkemeden taşınmazlar ve araçlar üzerine ihtiyati tedbir konulması talep edilmelidir.

Sonuç

Boşanma davası ile edinilmiş malların tasfiyesi; ziynet eşyalarının tespiti, kişisel mal katkılarının ispatı ve hesaplama teknikleri bakımından son derece hassas ve teknik bir süreçtir. Gerek ziynet eşyalarının yeni Yargıtay kriterlerine göre durumunun belirlenmesi gerekse ev, araç ve banka birikimlerindeki hakların kaybolmaması adına doğru zamanlama ile hareket edilmelidir.

Elbistan ve çevresinde görülen boşanma, nafaka, velayet ve mal paylaşımı davalarında hak kaybına uğramamak için sürecin başından itibaren bir boşanma ve aile hukuku avukatı ile takip edilmesi önem taşımaktadır.